Sakinlik ve stres: hangi taşlara inanılır, bilim ne diyor?

Bu bölüm inanışları aktarır; sağlık bilgisi değildir. Bu iddiaları destekleyen bilimsel bir kanıt yoktur ve hiçbir taş tedavinin yerine geçmez.

Bilim ne diyor?

Bilimle çelişki: Orta: kanıtsız iddia

Taş tutmanın stresi azalttığını gösteren kontrollü bir çalışma yoktur. Yine de sakin bir an ayırmak, bir nesneye dokunmak ya da nefese odaklanmak gerçekten rahatlatabilir; etki taştan değil o andan gelir.

Bu alanda anılan taşlar (39)

Bazalt

  • Günümüzde bazı satıcılar ve kristal terapi uygulayıcıları, gözenekli bazalttan yapılan “lav taşı” bilekliklerin insanı sakinleştirdiğini ve “toprakladığını” ileri sürer.
  • Türkiye'de doğal taş bileklik satıcıları ve kristal terapi siteleri, lav taşı bileklerin kök çakrayı dengelediğini, “negatif enerjiyi” emdiğini ve elektromanyetik yükten arındırdığını söyler.

Bilim ne diyor? Lav taşı boncukların bilinen tek özelliği gözenekli olmalarıdır: bu yüzden üzerlerine damlatılan esans ya da parfümü emip kokuyu bir süre tutarlar. Sakinleştirici ya da “topraklayıcı” bir etkileri olduğuna, enerji dengelediklerine ya da elektromanyetik dalgalardan arındırıp koruduklarına dair bilimsel bir kanıt yoktur; sıradan bir kayaç parçası telefon, Wi-Fi ya da başka bir kaynaktan gelen dalgaları “emmez”.

Himalaya tuzu ve tuz lambası

  • Tuz lambası satıcılarına göre lamba ısındığında havaya “negatif iyon” yayar; bu iyonların havayı temizlediği, elektronik cihazların “zararlı ışınlarını” etkisiz hâle getirdiği ileri sürülür.
  • Aynı kaynaklar tuz lambasının alerjiyi ve astımı hafiflettiğini, uykuyu düzelttiğini, stresi azaltıp ruh hâlini iyileştirdiğini iddia eder.
  • Doğu ve Orta Avrupa'nın bazı ülkelerinde tuz mağaralarında vakit geçirmenin (speleoterapi, haloterapi) astım ve solunum yolu hastalıklarına iyi geldiğine inanılır.

Bilim ne diyor? Tuz lambalarının sağlığa yararlı iyonlar yaydığı ya da havayı temizlediği iddialarının bilimsel bir dayanağı yoktur; lamba yalnızca içindeki ampulün ısıttığı bir tuz bloğudur ve ışığı hoş bir ortam yaratabilir. Elektronik cihazlardan gelen ışınları “emdiğine” dair iddia da fizikle çelişir. Tuz mağarası tedavisini inceleyen Cochrane sistematik derlemesi, eldeki kanıtların bu yöntemin astımda etkili olup olmadığına karar vermeye yetmediği sonucuna varmıştır. Astım ve alerji ilaçlarının yerine tuz lambası ya da tuz mağarası kullanılmamalıdır.

Talk

  • Türkiye'de de halk arasında talklı bebek pudrasının pişiği önlediğine ve cildi kuru tuttuğuna inanılır.
  • Kristal terapi siteleri sabuntaşının (talk) sakinleştirici ve dengeleyici olduğunu, stresi azalttığını, sindirimi ve cilt tahrişlerini düzelttiğini ileri sürer.

Bilim ne diyor? Talkın pişiği önlediği kanıtlanmamıştır. Amerikan Pediatri Akademisi bebek pudrası kullanılmamasını önerir: Parçacıklar o kadar küçüktür ki havaya karışır ve bebeğin akciğerine kaçabilir; pişik için çinko oksitli kremler daha güvenlidir. Talk yatakları asbestle yan yana bulunabildiğinden talk ürünleri asbestle kirlenebilir; IARC asbestsiz talkı bile “muhtemelen kanserojen” (Grup 2A) saymaktadır. Sabuntaşının stresi azalttığına ya da sindirimi düzelttiğine dair ise hiçbir kanıt yoktur.

Epidot

  • Günümüzde bazı kristal terapi uygulayıcıları epidotun ruh hâlini düzelttiğini ve olumsuz duyguları dağıttığını ileri sürer.
  • Kristal terapi siteleri epidotun “kalp çakrasıyla” ilişkili olduğunu, bağışıklığı ve sinirleri desteklediğini, canlılık verdiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Epidot, başkalaşım kayaçlarında çok sık görülen sıradan bir kayaç yapıcı mineraldir; ruh hâlini etkilediğine ya da bağışıklığı ve sinirleri güçlendirdiğine dair hiçbir gözlem ya da deney yoktur. “Kalp çakrası” ölçülebilir bir şey değildir.

Muskovit

  • Türkiye'de bazı yaşam siteleri ve kristal terapi kaynakları muskovitin krom içeren yeşil türü fuksiti “iyileşme, büyüme ve duygusal denge taşı” olarak tanıtır; aşırı aktif enerjiyi sakinleştirdiğini, bereket ve şans getirdiğini söyler.

Bilim ne diyor? Fuksitin yeşil rengi yapısındaki az miktarda kromdan gelir; bu rengin ötesinde taşın bedene, duygulara ya da şansa bir etkisi olduğuna dair kanıt yoktur.

Olivin

  • Antik ve Orta Çağ inanışlarına göre altına takılan peridot (krizolit) gece korkularını ve kâbusları uzaklaştırırdı.
  • Delinip eşek kılına dizilen ve sol kola bağlanan peridotun kötü ruhlara ve büyüye karşı koruduğuna inanılırdı.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri zebercet (peridot, olivin) taşının mideye, bağırsağa, karaciğere ve tiroide iyi geldiğini, bedeni toksinlerden temizlediğini; kıskançlık, öfke ve suçluluk gibi duyguları yatıştırdığını ve bolluk getirdiğini söyler.

Bilim ne diyor? Peridotun yeşil rengi yapısındaki demirden gelir; kâbusları önlediğine ya da kötülükten koruduğuna dair bir kanıt yoktur. Mideye, bağırsağa ya da tiroide iyi geldiği, bedeni “arındırdığı” iddiaları da kanıtsızdır. Uyku ya da sindirim sorunları sürüyorsa bir hekime başvurulmalıdır.

Ortoklaz

  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri ortoklazın stresi azalttığını, özgüven ve cesaret verdiğini, odaklanmayı ve zihinsel netliği artırdığını söyler.
  • Aynı siteler ortoklazın bağışıklığı güçlendirdiğini, mide ve bağırsak sorunlarına iyi geldiğini ve uykusuzluğu hafiflettiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Bu iddiaları destekleyen bir çalışma yoktur. Ortoklaz, yer kabuğunda çok yaygın olan potasyumlu feldispattır; seramik ve cam sanayisindeki kullanımı dışında bedene ya da ruha bir etkisi bilinmez. Süren uyku ya da sindirim sorunlarında bir hekime başvurulmalıdır.

Kalsedon

  • MS 3. ya da 4. yüzyıldan kaldığı düşünülen bir Yunan taş kitabına göre, kırmızı bir taşla birlikte kalsedon taşıyan bir muskanın denizcileri boğulmaktan koruduğuna inanılırdı.
  • Eski Avrupa'da kalsedonun gece görülen hayaletleri ve korkutucu görüntüleri uzaklaştırdığına inanılırdı.
  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları kalsedonun, özellikle de mavi kalsedonun, sakinleştirdiğini ve iletişimi kolaylaştırdığını ileri sürer.
  • Türkiye'de bazı haber ve kristal terapi siteleri, kalsedonun negatif enerjiyi giderdiğini, enerji ve motivasyon verdiğini söyler.
  • Aynı kaynaklar kalsedonun kronik hastalıklara, öksürüğe ve uyku sorunlarına iyi geldiğini, stresi ve depresyonu hafiflettiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Kalsedon kimyasal olarak etkisiz silisten oluşur; insanı boğulmaktan, kâbuslardan ya da kaygıdan koruduğuna, enerji verdiğine ya da kronik bir hastalığı, öksürüğü, uykusuzluğu ve depresyonu iyileştirdiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur. Depresyon ve kronik hastalıklar tıbbi tedavi gerektirir; ilaç taşla değiştirilmemeli, kullanılan ilaçlar hekime danışmadan bırakılmamalıdır.

Zinober

  • Eski Çin'de Taoist simyacılar, zinober gibi minerallerden hazırlanan iksirlerin uzun ömür ve ölümsüzlük kazandıracağına inanırdı.
  • Geleneksel Çin tıbbında zinoberin (zhu sha) zihni yatıştırdığına, çarpıntıya, uykusuzluğa ve havaleye iyi geldiğine inanılır; zinober içeren bazı geleneksel ilaçlar bugün de kullanılmaktadır.

Bilim ne diyor? Zinober cıva sülfürdür; ağızdan alındığında emilen cıva böbreklerde birikir ve geleneksel ilaçlara konmasının gerekçesi bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Zinober asla suya konup içilmemeli (“taş suyu”), ağza alınmamalı, ısıtılmamalı ve tozu solunmamalıdır.

Zoisit

  • Kristal terapi siteleri zoisitin, özellikle yakutlu zoisitin (anyolit), kalp çakrasını açtığını, sevgi ve şefkati artırdığını, eski duygusal yaraları iyileştirdiğini ve yaratıcılığı ile özgüveni güçlendirdiğini iddia eder.
  • Aynı kaynaklar zoisitin bağışıklığı ve canlılığı artırdığını, iltihabı azalttığını, vücudu “arındırdığını” ve alerjilere iyi geldiğini de ileri sürer.

Bilim ne diyor? Bu iddiaların hiçbiri ölçümle ya da kontrollü bir çalışmayla desteklenmemiştir. Zoisit iltihabı azaltmaz, bağışıklığı güçlendirmez, alerjiyi geçirmez; alerji ve süren hastalıklar için hekime başvurulmalıdır. Duygusal yaralar için de bir taşa değil, gerektiğinde ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır.

Ametist

  • Antik Yunanlar ametistin sarhoşluğu önlediğine inanırdı; taşın adı da Yunanca “sarhoş olmayan” anlamına gelen amethystos sözcüğünden gelir.
  • İtalyan yazar Camillo Leonardi, 1502'de yayımlanan taş kitabında ametistin kötü düşünceleri uzak tuttuğunu ve zekâyı açtığını yazar.
  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları ametistin sakinleştirdiğini, uykuya ve stresle başa çıkmaya iyi geldiğini ileri sürer.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri, ametistin taç çakrayı açtığını, meditasyonu derinleştirdiğini ve “negatif enerjiden” koruduğunu söyler.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri, ametistin baş ağrısına ve yorgunluğa iyi geldiğini, bağışıklığı güçlendirdiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Ametistin sarhoşluğu önlediğine ya da uykuyu düzelttiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur; baş ağrısını giderdiğine, bağışıklığı güçlendirdiğine ya da bir çakrayı “açtığına” dair de kanıt yoktur; uykusuzluk, kaygı ya da baş ağrısı sürüyorsa bir hekime başvurulmalıdır. Mineralog George F. Kunz'a göre sarhoşluk inanışı, kırmızımsı taştan oyulmuş bir kaba konan suyun şarap gibi görünmesinden, ama içenin sarhoş olmamasından doğmuş olabilir.

Aytaşı

  • Hindu mitolojisinde aytaşının katılaşmış ay ışınlarından oluştuğuna inanılır; Hindistan'da kutsal sayılır ve uğur getirdiğine inanılır.
  • Eski bir inanışa göre dolunayda ağza alınan aytaşı, sevgililerin geleceklerini görmelerini sağlardı.
  • Günümüz kristal terapi kaynakları aytaşının kadın sağlığını, doğurganlığı ve duygusal dengeyi desteklediğini ileri sürer.
  • Türkiye'de bazı yaşam siteleri ve kristal terapi kaynakları aytaşının rahat uyku getirdiğini, kâbusları ve uyurgezerliği önlediğini, rüyaların hatırlanmasını sağladığını söyler.
  • Aynı kaynaklar aytaşının östrojeni dengelediğini, adet düzenini düzenlediğini, menopoz şikâyetlerini azalttığını, doğumu kolaylaştırdığını ve ani kramplara iyi geldiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Aytaşının parıltısı, taşın içindeki ince feldispat katmanlarında ışığın saçılmasından kaynaklanır; Ay'la ya da Ay'ın evreleriyle hiçbir ilgisi yoktur. Aytaşının doğurganlığa ya da hormon dengesine bir etkisi olduğuna dair kanıt yoktur. Uyku, kâbus ya da rüya hatırlama üzerinde bir etkisi olduğuna dair kanıt da yoktur. Adet düzensizliği, menopoz şikâyetleri, doğum ya da gebe kalmada güçlük gibi sorunlarda bir hekime başvurulmalıdır.

Beril

  • Orta Çağ yazarı Arnoldus Saxo (13. yüzyıl), berilin taşıyanı savaşta ve davada düşmanlarına karşı yenilmez kıldığına, zekâyı açıp tembelliği giderdiğine inanıldığını yazar.
  • Konrad von Megenberg'in 14. yüzyılda yazdığı “Doğa Kitabı”nda berilin evli çiftlerin sevgisini yeniden canlandırdığı ileri sürülür.
  • Kristale bakarak gelecekten haber verdiklerini söyleyen falcılar, cilalı beril kürelerini sık sık kaya kristaline yeğlerdi; berilin daha çok “görüntü” gösterdiğine inanırdı.
  • Türkiye'de taş siteleri ve bazı haber siteleri, özellikle mavi-yeşil berilin sakinlik verdiğini, iletişimi güçlendirdiğini ve sözlü sınavdan önce taşınırsa başarıyı artırdığını söyler.
  • Aynı kaynaklar berilin boğaz çakrasıyla uyumlu olduğunu ve tiroid sorunlarına destek olduğunu iddia eder.

Bilim ne diyor? Berilin bu güçlere sahip olduğuna, sınav başarısını artırdığına, bir çakrayla uyumlu olduğuna ya da tiroid sorunlarına iyi geldiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur; tiroid şikâyetlerinde hekime başvurmak gerekir. Parlak bir küreye uzun süre bakan kişinin gördüğü “görüntüler” taştan değil, kişinin kendi zihninden kaynaklanan yanılsamalardır.

Dumanlı kuvars

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları dumanlı kuvarsın “olumsuz enerjiyi” emdiğini, insanı “topraklayıp” stresi azalttığını ve elektronik cihazların yaydığı ışınlara karşı koruduğunu ileri sürer.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri dumanlı kuvarsın depresyonu ve korkuyu hafiflettiğini, kök çakrayı dengelediğini, sırt ve böbrek ağrısına iyi geldiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Dumanlı kuvarsın rengi, kristalin milyonlarca yıl boyunca maruz kaldığı doğal ışınımın bıraktığı bir izdir; bu, taşın çevresindeki ışınımı ya da cihazlardan yayılan dalgaları emdiği anlamına gelmez. Taşın böyle bir koruma sağladığı hiçbir ölçümle gösterilmemiştir. Depresyon ve süren ağrılar tıbbi sorunlardır: Bir taş bunları tedavi etmez, şikâyeti olan kişinin hekime başvurması gerekir.

Granat

  • Kan rengini andıran granat gibi kırmızı taşların, taşıyanı yaralanmaya karşı koruduğuna inanılırdı.
  • Orta Çağ'da “karbonkl” adı verilen kırmızı taşların (granat ve yakut) karanlıkta kendi ışığıyla parladığına inanılırdı.
  • Ocak ayının doğum taşı sayılan granatın, o ay doğanlara sadakat ve dostluk getirdiğine inanılır.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve bazı haber siteleri granatın enerji verdiğini, stresi ve ağrıyı hafiflettiğini, kalp rahatsızlıklarına ve hormon dengesine iyi geldiğini yazar.
  • Aynı kaynaklar granatın hafızayı güçlendirdiğini, sınavlarda yardımcı olduğunu ve özgüven verdiğini söyler.

Bilim ne diyor? Granat kendi ışığıyla parlamaz, yalnızca üzerine düşen ışığı yansıtır; “karanlıkta parlayan karbonkl” anlatıları efsanedir. Granatın yaralanmaya karşı koruduğuna, sadakat getirdiğine, kalbe, hormonlara ya da hafızaya iyi geldiğine dair hiçbir kanıt yoktur; kalp rahatsızlığı olan biri tedavisini taşa bırakmamalıdır.

Labradorit

  • Günümüz kristal terapi kaynakları labradoritin auranın “koruyucusu” olduğunu, sezgiyi güçlendirdiğini ve hayattaki değişim dönemlerinde destek verdiğini ileri sürer.
  • Türkiye'de bazı yaşam siteleri ve kristal terapi kaynakları labradoritin göz sağlığına ve gece görüşüne, eklem ağrılarına, romatizmaya ve yüksek tansiyona iyi geldiğini iddia eder.
  • Aynı kaynaklar labradoritin zihni sakinleştirdiğini, kaygıyı ve stresi azalttığını, özgüveni artırdığını söyler.

Bilim ne diyor? Labradoritin gizemli görünen parıltısı, taşın içindeki çok ince feldispat katmanlarında ışığın girişime uğramasıyla oluşan fiziksel bir etkidir; taşın sezgiyi güçlendirdiğine ya da kişiyi koruduğuna dair bilimsel bir kanıt yoktur. Göz, eklem ya da tansiyon için iddia edilen yararların da kanıtı yoktur; bu rahatsızlıklarda taşa güvenip doktora gitmeyi ertelemek asıl risktir.

Malakit

  • Eski bir inanışa göre malakit çocuklara özgü bir muskaydı; beşiğe bağlanan bir parçanın kötü ruhları uzak tutup bebeği rahat uyutacağı düşünülürdü.
  • İtalya'nın bazı yörelerinde göz biçimli desenleri olan malakit, “tavus kuşu taşı” adıyla gümüşe takılıp nazara karşı taşınırdı.
  • Almanya'nın bazı bölgelerinde malakitin düşmeye karşı koruduğuna ve yaklaşan bir felaketi parçalara ayrılarak haber verdiğine inanılırdı.
  • Günümüz kristal terapi kaynakları malakitin olumsuz enerjiyi ve elektronik cihazların “radyasyonunu” emdiğini ileri sürer.
  • Türkiye'de bazı yaşam siteleri ve kristal terapi kaynakları malakitin ağrıyı, adale kasılmalarını, romatizmayı, migreni ve baş dönmesini, araba ve deniz tutmasını hafiflettiğini iddia eder.
  • Aynı kaynaklar malakitin kişiyi sakinleştirdiğini, uykuya yardım ettiğini, suçluluk ve korku duygularını uzaklaştırdığını ve hafızayı güçlendirdiğini söyler; taşa “neşe taşı” da denir.

Bilim ne diyor? Malakit bir bakır mineralidir: “Taş suyu” ya da “iksir” yapmak için suya konmamalı, özellikle limonlu ya da sirkeli gibi asitli sıvılarda bekletilmemeli ve ağza alınmamalıdır; asit malakiti çözer ve bakır sıvıya geçer. Malakitin cihazlardan yayılan elektromanyetik dalgaları emdiğine dair hiçbir kanıt yoktur; ağrıyı, migreni, uykusuzluğu ya da hafızayı iyileştirdiği iddiaları da kanıtsızdır.

Oniks

  • Orta Çağ'da ve Arap geleneğinde oniksin hüzün, korkulu rüyalar ve kavga getirdiğine inanılırdı; Arapçada taşın adı “hüzün” anlamına da gelirdi.
  • Hindistan'da boyna takılan oniksin aşk tutkusunu yatıştırdığına inanıldığı aktarılır; buna bağlı olarak oniksin sevgilileri ayırdığı da düşünülürdü.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri oniksin ağrıyı ve migreni dindirdiğini, kemik kırıklarının iyileşmesini hızlandırdığını, bağışıklığı güçlendirdiğini, uykuya iyi geldiğini; stresi ve depresyonu azalttığını iddia eder.
  • Aynı siteler oniksin nazara ve kötü enerjiye karşı koruduğunu, özgüven ve sabır verdiğini, ilişkilerde denge sağladığını söyler; yani eski kaynaklardaki uğursuzluk inanışının tersini.

Bilim ne diyor? Oniksin uğursuzluk getirdiğine ya da duyguları etkilediğine dair bir dayanak yoktur; bu inanışın siyah ve beyaz katmanların keskin zıtlığından doğmuş olabileceği düşünülür. Oniks, kuvars ailesinden kimyasal olarak dayanıklı bir taştır; bilinen bir zehirliliği yoktur. Ağrıyı, migreni, bağışıklığı ya da kemik kırığının iyileşmesini etkilediğine dair de bir kanıt yoktur; kırık ve süren ağrılar bir hekim gerektirir.

Pembe kuvars

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları pembe kuvarsı “sevgi taşı” olarak tanıtır; sevgiyi çektiğini, kırgınlıkları yatıştırdığını ve kişinin kendini sevmesini kolaylaştırdığını ileri sürer.
  • Pembe kuvarstan yapılmış yüz masajı silindirlerinin ve gua sha taşlarının cildi gençleştirdiği ve kırışıklıkları azalttığı ileri sürülür.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri pembe kuvarsın kalp çakrasını açtığını, kalbe ve kan dolaşımına iyi geldiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Pembe kuvars, rengini mikroskobik lif kapanımlarından alan sıradan bir kuvarstır; duygular ya da ilişkiler üzerinde etkisi olduğunu gösteren bilimsel bir çalışma yoktur. Yüz masajının sağlayabileceği kısa süreli rahatlama da taşın türünden değil, masajın kendisinden gelir. Pembe kuvarsın kalbe, dolaşıma ya da başka bir organa iyi geldiğini gösteren bir çalışma da yoktur; kalp ve damar hastalıklarında tedavi doktora aittir.

Sitrin

  • Eskiden sitrinin, uzun süre karıştırıldığı topazla aynı güçlere sahip olduğuna, öfkeyi yatıştırıp taşıyanı sakinleştirdiğine inanılırdı.
  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları sitrinin bolluk, başarı ve para getirdiğini ileri sürer; bu yüzden bazı esnaf onu kasasına koyar ve taşa “tüccar taşı” da denir.
  • Aynı çevrelerde sitrinin olumsuz enerjiyi üzerinde tutmadığı, bu yüzden hiç “temizlenmesi” gerekmediği ileri sürülür.
  • Türkiye'deki bazı haber ve kristal terapi siteleri, sitrinin kalp, karaciğer, böbrek ve sindirim sistemi gibi iç organlara, baş ağrısına ve kas ağrısına iyi geldiğini, kötü alışkanlıkları ve bağımlılıkları bırakmayı kolaylaştırdığını ileri sürer.
  • Aynı siteler, sitrinin elektronik cihazların yaydığı radyasyondan koruduğunu, korkuları gidererek cesaret verdiğini, çocuğun yastığının altına konunca kâbusları önlediğini ve evin enerjisini düzenlediğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Sitrinin sakinleştirdiğine, bolluk ya da para getirdiğine, iç organlara iyi geldiğine, radyasyondan koruduğuna ya da kâbusları önlediğine dair bilimsel bir kanıt yoktur; süren bir rahatsızlık için taş yerine hekime başvurulmalıdır. Üstelik piyasada sitrin diye satılan taşların çoğu fırında ısıtılmış ametisttir; yani bu inanışların dayandığı “güneş rengi” çoğu zaman insan eliyle elde edilmiştir.

Akuamarin

  • MS 3. ya da 4. yüzyıldan kaldığı düşünülen bir Yunan taş kitabında, denizcilerin taktığı muskalardan birindeki deniz yeşili berilin (büyük olasılıkla akuamarin) korkuyu giderdiğine inanıldığı yazılıdır.
  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları akuamarinin sakinleştirdiğini ve kişinin kendini ifade etmesini kolaylaştırdığını ileri sürer.
  • Türkiye'de kristal terapi siteleri ve bazı haber siteleri, akuamarinin boğaz çakrasıyla uyumlu olduğunu, tiroid sorunlarına ve boğaz ağrısına iyi geldiğini söyler.
  • Aynı kaynaklar akuamarini ilişkilerde sadakat ve güvenin simgesi sayar ve evlilik mutluluğu için nişan ya da yıldönümü hediyesi olarak önerir.

Bilim ne diyor? Bu inanışlar büyük ölçüde taşın deniz suyunu andıran renginden ve adından beslenir; akuamarinin korkuyu ya da kaygıyı azalttığına, boğaz ve tiroid rahatsızlıklarına iyi geldiğine ya da bir çakrayı güçlendirdiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur; boğaz ağrısı ya da tiroid şikâyetleri sürüyorsa bir hekime başvurulmalıdır. Sadakat simgesi olması ise taşın değil, hediye geleneğinin gücüdür.

Kehribar

  • Romalı yazar Plinius (MS 1. yüzyıl), kuzey İtalya'daki köylü kadınların kehribar kolyeleri hem süs olarak hem de boğaz ve bademcik rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanıldığı için taktığını aktarır.
  • Plinius'a göre kehribarın, muska olarak takıldığında bebeklere yararlı olduğuna da inanılırdı.
  • Günümüzde bazı satıcılar ve ebeveynler, Baltık kehribarından yapılan diş kolyelerinin deriye süksinik asit bırakarak bebeklerin diş çıkarma ağrısını hafiflettiğine inanır.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri, boyna takılan kehribar kolyenin guatra, tiroid iltihabına, astım ve bronşite iyi geldiğini iddia eder.
  • Türkiye'de kehribar tespih ve takı satıcıları, kehribarın ciltle temas ettiğinde “negatif iyon” saldığını ve stresi, kaygıyı yatıştırdığını söyler.

Bilim ne diyor? 2019'da yayımlanan bir laboratuvar çalışması, kehribar boncukların vücut sıcaklığında deriden emilecek miktarda süksinik asit bırakmadığını ve süksinik asidin bu düzeylerde iltihap giderici bir etkisi olmadığını göstermiştir. Diş kolyeleri ise bebeklerde boğulma ve boğazın sıkılması gibi ciddi tehlikeler taşır; FDA kullanılmamalarını önerir. Kehribarın guatrı, tiroid hastalıklarını, astımı ya da bronşiti iyileştirdiğine dair de bir kanıt yoktur; bu hastalıklarda tedavi gecikirse durum ağırlaşabilir, bu yüzden hekime başvurmak gerekir. Kehribarın “negatif iyon” saldığına dair ölçülebilir bir kanıt da yoktur.

Kondrit

  • 1492'de Alsas'taki Ensisheim kasabasına (bugün Fransa) düşen LL6 kondriti, Habsburg hükümdarı Maximilian ve danışmanlarınca Fransa'ya karşı savaşta zafer getirecek iyi bir alamet sayılmış; taş, onun emriyle kasaba kilisesinde zincirle asılarak saklanmıştır.
  • Günümüzde bazı kristal terapi uygulayıcıları ve satıcılar, kondrit gibi meteoritlerin “kozmik” bir enerji taşıdığını, olumsuz enerjiyi temizlediğini ve korkuları azalttığını ileri sürer.

Bilim ne diyor? Kondritler, Güneş Sistemi'nin ilk malzemesinden oluşmuş taşlardır; içlerindeki olivin, piroksen ve demir-nikel taneleri Dünya'daki minerallerden farklı bir “enerji” yaymaz ve taşıyanı etkilediklerine dair bilimsel bir kanıt yoktur. Ayrıca “meteor taşı” diye satılan taşların pek çoğu meteorit bile değildir.

Lapis lazuli

  • Eski Mısır'da kalbi koruduğuna inanılan muskalar lapis lazuliden yapılır, üzerlerine Ölüler Kitabı'nın belirli bölümleri kazınırdı; altınla süslenmiş lapis göz biçimli muskalar da çok güçlü sayılırdı.
  • Eski taş kitaplarında lapisin hüzne (melankoliye) ve birkaç günde bir yinelenen ateşli hastalıklara iyi geldiğine inanılırdı.
  • Günümüz kristal terapi kaynakları lapisin “boğaz çakrasıyla” ilişkili olduğunu, iletişimi ve bilgeliği güçlendirdiğini ileri sürer.
  • Türkiye'de bazı yaşam siteleri ve kristal terapi kaynakları lapis lazulinin hafızayı güçlendirdiğini, zihinsel netlik sağlayıp doğru karar vermeye yardım ettiğini söyler.
  • Aynı kaynaklar lapisin stresi azalttığını, özgüveni artırdığını, böbrek ve kemik ağrılarına iyi geldiğini ve cilde temas edecek biçimde taşındığında kaygıya bağlı uykusuzluğa fayda sağladığını iddia eder.

Bilim ne diyor? Lapisin hüzne, ateşli hastalıklara, iletişim becerisine, hafızaya, böbrek ve kemik ağrılarına, stres ve uykusuzluğa bir etkisi olduğuna dair bilimsel bir kanıt yoktur. Süren kaygı ya da uykusuzluk tıbbi bir sorundur; taşa güvenip doktora gitmeyi ertelemeyin. Piyasadaki lapislerin bir kısmı boyalı olduğundan, taş suda bekletildiğinde boya suya geçebilir; “taş suyu” hazırlanmamalı, taş ya da tozu ağza alınmamalıdır.

Mercan

  • Antik Roma'da çocukların boynuna asılan mercan dallarının onları dışarıdan gelen tehlikelere karşı koruduğuna inanılırdı.
  • İtalya'da kırmızı mercanın nazara ve büyüye karşı koruduğuna inanılır; bunun için mercanın işlenmemiş olması ve göze çarpacak biçimde takılması gerektiği düşünülürdü.
  • Orta Çağ ve Rönesans Avrupası'nda kırmızı mercanın, takan kişi hastalandığında ya da hastalanmak üzereyken solduğuna inanılırdı.
  • Türkiye'deki bazı haber ve taş satış siteleri, mercanın kaygıyı yatıştırdığını, aşkı ve iletişimi güçlendirdiğini, yaşam enerjisini harekete geçirdiğini ve kötü enerjiye karşı koruduğunu ileri sürer.

Bilim ne diyor? Mercanın rengi takan kişinin sağlığına göre değişmez; kırmızı ve pembe renkler iskeletteki karotenoit pigmentlerinden gelir. Mercan kalsitten oluştuğu için asitli maddeler ve kozmetiklerle cilasını kaybedebilir; nazardan ya da tehlikelerden koruduğuna, kaygıyı yatıştırdığına ya da aşkı ve enerjiyi artırdığına dair bilimsel bir kanıt yoktur.

Oltu taşı

  • Türkiye'de Oltu taşı tespih çekenlerin vücutlarında biriken statik elektriği attıklarına ve böylece stresten kurtulduklarına inanılır.
  • Roma döneminde jet, nazara karşı koruduğuna inanılan muska ve kolyelerde kullanılırdı.
  • Romalı yazar Plinius, jet yakıldığında çıkan dumanın yılanları kaçırdığını yazmıştır.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve bazı yaşam siteleri Oltu taşının stresi ve öfkeyi azalttığını, depresyon belirtilerini hafiflettiğini, özgüven ve cesaret verdiğini, unutkanlığa iyi geldiğini söyler.
  • Aynı kaynaklar taşın migrene, boğaz ve tiroid rahatsızlıklarına, saç dökülmesine iyi geldiğini ve “antiseptik” etki gösterip enfeksiyonları önlediğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Oltu taşı elektriği iletmeyen (yalıtkan) bir maddedir; sürtününce elektriklenmesi de bundandır. Bu yüzden vücuttaki statik elektriği “çekip atması” mümkün değildir; tespih çekmenin bir rahatlatıcı etkisi varsa, bu tespihin hangi maddeden yapıldığına bağlı değildir. Oltu taşının depresyona, migrene, tiroide ya da enfeksiyonlara iyi geldiğini gösteren bir çalışma da yoktur; bu durumlarda doktora başvurulmalıdır.

Opal

  • Orta Çağ'da opalın göz hastalıklarına iyi geldiğine ve sahibini görünmez yapabildiğine inanılırdı; bu yüzden opal “hırsızların koruyucusu” diye de anılırdı.
  • Eski Yunanlıların opalın sahibine kehanet yeteneği verdiğine ve onu hastalıklardan koruduğuna inandığı aktarılır.
  • Günümüz kristal terapi kaynakları opalın duyguları güçlendirdiğini ve yaratıcılığı artırdığını ileri sürer.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri opalin göz sağlığına, eklem ağrılarına ve böbrek rahatsızlıklarına iyi geldiğini, bağışıklığı güçlendirdiğini, ağır metalleri ve zehirleri bedenden attığını söyler; taşa halk arasında “panzehir taşı” da denir.
  • Aynı siteler opalin stresi azalttığını, özgüven ve yaratıcılık verdiğini, umut ve sevgi aşıladığını iddia eder.

Bilim ne diyor? Opalın renkleri, içindeki minicik silis kürelerinin ışığı kırınıma uğratmasından gelir; gözleri iyileştirdiğine ya da hastalıklardan koruduğuna dair bir kanıt yoktur. Göz şikâyetlerinde bir göz hekimine başvurulmalıdır. Opalin böbrek ya da eklem rahatsızlıklarına iyi geldiği, bedenden ağır metal ve zehir attığı iddiaları da kanıtsızdır; gerçek bir zehirlenmede taşın hiçbir koruyuculuğu yoktur, hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bazı opaller suyu emdiği için “taş suyu” yapmak amacıyla suda bekletilmesi taşa da zarar verebilir.

Peridot

  • Peridotu ışıkla ve güneşle özdeşleştiren eski inanışlara göre, özellikle altına takıldığında sahibini “gecenin dehşetlerinden”, yani kâbuslardan ve korkulardan koruduğuna inanılırdı.
  • Eski bir inanışa göre kötü ruhlardan korunmak için peridot delinip eşek kılına dizilir ve sol kola bağlanırdı.
  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları peridotun kıskançlık ve öfke gibi duyguları yatıştırdığını, bolluk ve iyi şans getirdiğini ileri sürer.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri zebercet (peridot) taşının kalp çakrasını dengelediğini, vücudu arındırdığını, mide ve sindirim sorunlarına iyi geldiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Peridotun kâbusları önlediğine ya da duyguları etkilediğine dair bilimsel bir kanıt yoktur. George F. Kunz'a göre bu inanışlar, taşın karanlığı dağıtan güneşle özdeşleştirilmesinden doğmuştur. Peridotun mideye, sindirime ya da kalbe iyi geldiğine veya bedeni “arındırdığına” dair bir kanıt yoktur.

Topaz

  • 12. yüzyılda Bingenli Hildegard, şarapta üç gün bekletilen bir topazla gözlerin hafifçe ıslatılmasının görme bulanıklığını gidereceğini yazmıştır.
  • Rönesans Avrupa'sında topazın büyüleri bozduğuna ve öfkeyi yatıştırdığına inanılırdı.
  • GIA'ya göre Hindistan'da yüzyıllardır, kalbin üzerinde taşınan topazın uzun ömür, güzellik ve zekâ getirdiğine inanılır.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri topazın şans, bolluk ve para getirdiğini, yaratıcılığı ve kendini ifade etmeyi güçlendirdiğini iddia eder.
  • Aynı kaynaklar mavi topazın boğaz çakrasını açtığını, stresi azalttığını, sindirimi ve metabolizmayı düzenlediğini de ileri sürer.

Bilim ne diyor? Eski metinlerde “topaz” adı çoğu zaman bugünkü topaz için değil, yeşilimsi peridot ya da başka sarı taşlar için kullanıldığından bu inanışların hangi taşa ait olduğu bile belirsizdir. Gözlere taş ya da taşın bekletildiği bir sıvı sürülmemelidir; görme sorunu olanlar bir göz hekimine başvurmalıdır. Topazın şans ya da para getirdiği, sindirimi ve metabolizmayı düzenlediği gösterilmemiştir; piyasadaki mavi topazların renginin de neredeyse hep ışınlama ve ısıl işlemle elde edildiği unutulmamalıdır.

Turmalin

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları siyah turmalinin (şorl) “olumsuz enerjiyi” ve cep telefonu ya da kablosuz ağ gibi cihazlardan yayılan dalgaları emerek koruduğunu ileri sürer.
  • Turmalin tozu katılmış saç kurutma makineleri, taraklar ve bileklikler, “negatif iyon” ve kızılötesi ışın yaydığı ve sağlığa iyi geldiği iddiasıyla satılır.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri turmalinin kan dolaşımını ve bağışıklığı güçlendirdiğini, yorgunluğu ve stresi azalttığını; turmalinli bel ve diz bantları ile bileklikleri satanlar ise bunların kan dolaşımını hızlandırıp ağrıyı azalttığını iddia eder.
  • Kristal terapi siteleri pembe turmalinin (rubellit) kalbi açtığını, sevgi ve şefkati artırdığını ileri sürer.

Bilim ne diyor? Turmalinin ısıtılınca ya da sıkıştırılınca uçlarında elektrik yükü oluşması gerçek bir fiziksel olaydır, ama bu yük çok küçüktür ve kısa sürede kaybolur. Bir taşın telefon dalgalarını “emdiği” ya da sağlığı etkileyecek kadar negatif iyon ürettiği gösterilmemiştir. Turmalinli bantların ağrıyı ya da kan dolaşımını düzelttiği de kanıtlanmamıştır; bazı “negatif iyon” ürünlerinin ise radyoaktif madde içerdiği ölçülmüştür. Süren ağrı ve dolaşım sorunları için hekime başvurulmalıdır.

Yeşim

  • 16. yüzyılda İspanyollar, Orta Amerika yerlilerinin yeşimi böğür ve böbrek ağrılarına karşı kullandığını Avrupa'ya aktardı; “jade” (İspanyolca piedra de ijada, “böğür taşı”) ve “nefrit” (Yunanca nephros, “böbrek”) adları bu inanıştan doğmuştur.
  • Çin'de yeşimi yanında taşıyıp elde ovuşturmanın taşın erdemini bedene geçirdiğine inanılırdı; çocukların boynuna takılan asma kilit biçimli yeşim muskaların onları hastalıklardan koruduğu düşünülürdü.
  • Eski Çin'de ölülerin ağzına konan “ağız yeşimi” gibi mezar yeşimlerinin ölüyü koruduğuna inanılırdı.
  • Günümüzde yüz masajında kullanılan yeşim rulolarının cildi sıkılaştırdığı ve gençleştirdiği ileri sürülür.
  • Türkiye'de bazı gazete ve haber siteleri yeşimin böbrekler üzerinde olumlu etkileri olduğunu (Çin tıbbına dayandırarak), fiziksel dengeyi sağladığını, sabır ve hoşgörüyü artırdığını yazar.

Bilim ne diyor? Yeşimin böbrek hastalıklarını iyileştirdiğine ya da cildi gençleştirdiğine, bedensel dengeyi sağladığına ya da sabrı artırdığına dair bilimsel bir kanıt yoktur; böbrek rahatsızlığı olan biri tedavisini taşa bırakmamalıdır. Kunz'a göre böbrek inancını Avrupa'ya yayan İspanyolların, taşın değerini artırmak için bu iddiayı uydurmuş olması da mümkündür. Rulo masajının verdiği kısa süreli serinlik herhangi bir soğuk, pürüzsüz yüzeyle de elde edilir; “yeşim” diye satılan ruloların bir kısmı ise gerçek yeşim değildir.

Diaspor

  • Türkiye'de bazı satıcılar ve internet siteleri, sultanitin kas gerginliğini ve ağrıyı azalttığını, zihni berraklaştırdığını, kaygıyı giderdiğini ve olumsuz enerjiyi uzaklaştırdığını ileri sürer.

Bilim ne diyor? Sultanitin renk değiştirmesi, taşın farklı ışık kaynaklarındaki renkleri farklı oranlarda geçirmesinden kaynaklanan fiziksel bir olaydır; taşın ağrıyı, kaygıyı ya da düşünceyi etkilediğine dair bilimsel bir kanıt yoktur. Ayrıca “sultanit” diye satılan taşların bir kısmı renk değiştiren cam ya da sentetik malzemedir.

İnci

  • Geleneksel Çin tıbbında öğütülmüş inci tozu ilaç ve güzellik ürünü olarak kullanılır; cildi güzelleştirdiğine ve zihni yatıştırdığına inanılır.
  • Hindistan'ın geleneksel tıbbı Ayurveda'da inci tozunun sindirimi uyardığı ve ruhsal rahatsızlıklara iyi geldiği ileri sürülür.
  • Bazı halk inanışlarına göre inci gözyaşını simgeler; gelinin düğün gününde inci takmasının evliliğe gözyaşı getireceğine inanılır.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri incinin aya bağlı olduğunu, duygusal dengeyi sağladığını, sinir sistemini güçlendirdiğini, stresi ve kaygıyı azalttığını iddia eder.

Bilim ne diyor? İnci büyük ölçüde kalsiyum karbonattır, yani kimyasal olarak tebeşir ve kireçtaşıyla aynı maddedir; inci tozunun sıradan bir kalsiyum kaynağından farklı bir etkisi olduğu bilimsel olarak gösterilmemiştir. İncinin gözyaşı ya da uğursuzluk getirdiği inancının da hiçbir dayanağı yoktur. Taş satıcılarının incinin sinir sistemini güçlendirdiği ya da stresi azalttığı iddiasını destekleyen bir çalışma yoktur; inci takısının verdiği iyi his, güzel bir nesneyi taşımanın verdiği hoşnutluktan gelir.

Tanzanit

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları tanzanitin sezgiyi güçlendirdiğini ve “ruhsal farkındalığı” artırdığını ileri sürer.
  • Kristal terapi siteleri tanzanitin boğaz, üçüncü göz ve taç çakralarını açtığını, iletişimi kolaylaştırdığını ve korkuyu yenmeye yardım ettiğini iddia eder.
  • Kristal terapi siteleri ayrıca tanzanitin bağışıklığı güçlendirdiğini, kanı “arındırdığını” ve migreni ve stresi hafiflettiğini ileri sürer.

Bilim ne diyor? Tanzanit ancak 1967'de bulunduğu için hakkında eski bir gelenek yoktur; bu iddiaların hepsi yenidir ve hiçbirinin bilimsel bir dayanağı yoktur. Piyasadaki taşların renginin çoğunlukla ısıl işlemle elde edildiği de unutulmamalıdır. Tanzanit bağışıklığı güçlendirmez, kanı arındırmaz, migreni tedavi etmez; tekrarlayan baş ağrıları için hekime başvurmak gerekir.

Safir

  • Antik çağ yazarı Damigeron'a göre krallar safiri boyunlarına takar, onun kendilerini kötülükten ve kıskançlıktan koruduğuna, tanrıların lütfunu kazandırdığına inanırdı.
  • Orta Çağ'da safirin zehri etkisiz kıldığına, gözleri temizleyip görmeyi koruduğuna inanılırdı.
  • Hint astrolojisinde mavi safir Satürn'ün taşı sayılır; kimine büyük şans, kimine felaket getirebileceğine inanıldığı için önce birkaç gün denenerek takılması öğütlenir.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri safirin zihni sakinleştirdiğini, odaklanmayı ve bilgeliği artırdığını, uykusuzluğa iyi geldiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Safirin zehri etkisiz kıldığına ya da görmeyi düzelttiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur; korindon kimyasal olarak son derece dayanıklıdır ve temas ettiği suya ya da bedene hiçbir madde salmaz. Göz şikâyetlerinde göz hekimine başvurulmalıdır. Safirin zihni sakinleştirdiğini, odaklanmayı artırdığını ya da uykusuzluğu giderdiğini gösteren bir çalışma da yoktur; süren uykusuzluk için doktora başvurulmalıdır.

Lav taşı (volkan taşı)

  • Günümüzün kristal satıcıları ve kristal terapisi yazarlarına göre lav taşı, yerin derinliklerindeki ateşten doğduğu için insanı “topraklar”, sakinleştirir ve öfkeyi yatıştırır.
  • Aynı kaynaklar lav taşının taşıyana güç, cesaret ve canlılık verdiğini ileri sürer.

Bilim ne diyor? Lav taşının insanı sakinleştirdiğine, güç ya da cesaret verdiğine dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur; lav taşı, gaz kabarcıklarıyla delik deşik olmuş sıradan bir volkanik kayaçtır. Boncukların tek gerçek özelliği gözenekli olmalarıdır: üzerlerine damlatılan esans yağını emip bir süre koku yayarlar. Esans yağlarının ciltte tahrişe ve alerjiye yol açabileceği de unutulmamalıdır.

Pomza

  • Eski Çin tıbbında öğütülmüş pomzanın, mika ve fosil kemik tozuyla birlikte çaylara katıldığında ruhu yatıştırdığına inanılırdı.

Bilim ne diyor? Pomza tozunun yatıştırıcı bir etkisi olduğuna dair bir kanıt yoktur; pomza bir volkanik camdır ve ince tozu solunduğunda solunum yollarını tahriş eder. Pomzanın cilde etkisi yalnızca mekaniktir: pürüzlü yüzeyi ölü deriyi aşındırarak temizler.

Kiyanit (disten)

  • Günümüz kristal terapi kaynakları kiyanitin “çakraları hizaladığını” ve “olumsuz enerji biriktirmediği için hiç arındırılması gerekmediğini” ileri sürer.
  • Türkiye'de bazı yaşam siteleri ve kristal terapi kaynakları kiyanitin iletişimi güçlendirdiğini, kendini ifade etmeyi kolaylaştırdığını ve zihinsel bulanıklığı giderip net düşünmeyi sağladığını iddia eder; bu etkiyi boğaz ve alın “çakralarıyla” ilişkilendirir.
  • Aynı kaynaklar kiyanitin duygusal çalkantıları yatıştırdığını ve meditasyonda derin odaklanma sağladığını söyler.

Bilim ne diyor? Bu iddiaların hiçbiri ölçülebilir ya da sınanabilir değildir. Kiyanitin gerçekten ilginç özellikleri, yani yöne göre değişen sertliği, kayacın yüksek basınç altında oluştuğunu göstermesi ve ısıtılınca müllite dönüşmesi, tamamen fiziksel ve kimyasal özelliklerdir.

Sölestin

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları sölestine “melek taşı” der ve onun sakinleştirdiğini, huzurlu bir uykuya yardım ettiğini ileri sürer.

Bilim ne diyor? Sölestinin adı Latince “göksel” anlamındaki sözcükten gelir ve yalnızca gök mavisi rengini anlatır; sakinleştirdiğine ya da uykuyu düzelttiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur.