Organik taş

Kehribar

Amber

Ağaçlardan sızan reçinenin milyonlarca yılda fosilleşmesiyle oluşan, bazen içinde tarih öncesi böcekleri saklayan hafif ve sıcak bir organik taş.

Diğer adları: Süksinit (Baltık kehribarı) · Damla kehribar (doğal, tek parça kehribar için kullanılan ticari ad)

  • Değerli taş
  • Süs taşı
Fotoğraf: Baltic-amber-beetle · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Kısaca

Kehribar, çok eski ağaçların gövdesinden sızan yapışkan reçinenin toprağa gömülüp milyonlarca yıl içinde sertleşmesiyle oluşur. Bu yüzden bir mineral değil, organik bir taştır. Bazı kehribar parçalarının içinde, reçineye yapışıp kalmış böcekler ve yapraklar görülebilir.

Nasıl oluşur?

Bazı ağaçlar yaralandıklarında kendilerini korumak için yapışkan bir reçine salgılar. Bu reçine toprağa ya da tortullara gömülürse uçucu bileşenlerini kaybeder ve kimyasal olarak değişerek milyonlarca yıl içinde sertleşir. Bu dönüşümü henüz tamamlamamış, genç ve tam sertleşmemiş reçineye kopal denir. Kristal yapısı olmadığı ve canlı kökenli olduğu için kehribar organik taş sayılır. Reçinenin yakaladığı böcekler, örümcekler ve bitki parçaları içinde olağanüstü iyi korunur; bu kapanımlar paleontologlar için eşsiz bir bilgi kaynağıdır. Bilinen en yaşlı kehribar yaklaşık 320 milyon yıllıktır.

Nerede bulunur?

Dünyanın en büyük yatakları Baltık Denizi çevresindedir. Baltık kehribarı Eosen döneminde (yaklaşık 56–34 milyon yıl önce) oluşmuştur ve bugün çıkarılan kehribarın büyük bölümü Rusya’nın Kaliningrad bölgesinden gelir; fırtınalardan sonra kıyılara vuran parçalar da toplanır. Dominik Cumhuriyeti ve Meksika’nın Chiapas eyaleti, daha genç (Miyosen) ve kapanımlarıyla ünlü kehribarlarıyla bilinir.

Türkiye’de kehribar

Kehribar Türkiye’de özellikle tespih yapımında sevilen bir malzemedir; Mardin gibi kentlerdeki ustalar doğal “damla kehribar”dan ve sıkma kehribardan tespih işler. Halk arasında “siyah kehribar” diye anılan Oltu taşı ise kehribar değil, kömürleşmiş odundan oluşan bir jet türüdür.

Nasıl tanınır?

  1. 1

    Çok hafiftir: Doymuş tuzlu suda (bir bardak suya tuz, artık erimeyene kadar karıştırılarak) yüzer; cam ve taş taklitler ise batar. Ancak kopal ve bazı plastikler de yüzebilir, bu yüzden test tek başına yeterli değildir. Metal parçaları önceden çıkarın.

  2. 2

    Yumuşaktır (Mohs 2–2,5) ve ele soğuk değil ılık gelir. Yünlü kumaşa sürtüldüğünde elektriklenip küçük kâğıt parçalarını çeker; ne var ki birçok plastik de bunu yapar.

  3. 3

    Kızdırılmış bir iğne ucu görünmeyen bir noktaya değdirildiğinde doğal kehribar reçine (çam) gibi kokar, plastik ise keskin, yanık plastik kokusu yayar. Bu test parçada iz bırakır; değerli parçalarda yapmayın ve ateşle çalışırken dikkatli olun.

  4. 4

    Kehribarı kopal, sıkma kehribar ve plastik taklitlerden kesin olarak ayırmak için kızılötesi spektroskopi (FTIR) gibi laboratuvar yöntemleri gerekir.

Sahteler ve taklitler

Satış yapan sitelerin genellikle yazmadığı bilgiler:

  • Kopal: Henüz tam fosilleşmemiş, çok daha genç ağaç reçinesidir. Kehribara çok benzer ve tuzlu suda o da yüzer; ama yüzeyine bir damla aseton damlatıldığında kısa sürede yapışkanlaşır (bu deneme de iz bırakır).
  • Sıkma (yeniden yapılandırılmış) kehribar: Küçük kehribar parçalarının ısı ve basınçla kaynaştırılmasıyla üretilir. Gerçek kehribardan yapılmıştır ama doğal tek parça değildir ve böyle belirtilmelidir; büyüteçle bakıldığında tanecikli bir yapı, akma izleri ve uzamış kabarcıklar görülebilir.
  • Plastik ve reçine taklitler: Bakalit, polyester ve epoksi gibi maddelerden yapılır; içlerine böcek de yerleştirilebilir. Tespih piyasasında “faturan” ve “Osmanlı sıkması” gibi adlarla satılan eski boncukların çoğu da bakalit benzeri fenolik reçinedir, doğal kehribar değildir.
  • “Siyah kehribar” adı yanıltıcıdır: Bu adla anılan Oltu taşı kömürleşmiş odundan oluşan bir jet türüdür; kehribar ise fosil reçinedir.

Güvenlik

Kehribar zehirli değildir. Ancak bebeklere takılan kehribar “diş kolyeleri” tehlikelidir: ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), bu tür takılar yüzünden boncuk yutan ve kolyesi boynunu sıkan bebeklerin ağır biçimde yaralandığı ve öldüğü vakalar bildirildiğini duyurmuş, kullanılmamalarını önermiştir. Diş çıkarma ağrısını hafiflettikleri iddiası bilimsel olarak kanıtlanmamıştır.

Bunu biliyor muydun?

“Kehribar” sözcüğü, Farsçada “saman çeken” anlamına gelen kahrubā'dan gelir: Sürtülen kehribarın saman çöplerini kendine çektiği çok eskiden beri bilinir.

Kehribarın eski Yunancadaki adı “elektron”dur. İngiliz bilim insanı William Gilbert 1600 yılında, sürtülünce cisimleri çeken maddeleri bu sözcükten türettiği bir adla tanımladı; “elektrik” kavramı buradan doğdu.

Nerede bulunur?

Harita yükleniyor…

  • Yantarnıy, Kaliningrad, Rusya · Önemli yatakDünyanın en büyük kehribar yatakları; bugün çıkarılan kehribarın büyük bölümü buradan gelir.
  • Gdańsk Körfezi kıyıları, Polonya · Tarihî kaynakFırtınalardan sonra Baltık kıyılarına vuran kehribar toplanır; Gdańsk yüzyıllardır kehribar işçiliğinin merkezlerindendir.
  • Cordillera Septentrional, Dominik Cumhuriyeti · Önemli yatakMiyosen yaşlı, berrak ve kapanımlarıyla ünlü kehribar; morötesi ışıkta ve güneşte mavi parıldayan “mavi kehribar” da buradan çıkar.
  • Simojovel, Chiapas, Meksika · Bilinen bulunuş yeriMiyosen yaşlı Meksika kehribarının başlıca çıkarıldığı yer.

Konumlar korunma amacıyla yaklaşık gösterilir. Kırmızı noktalar Türkiye’deki yerlerdir. Büyük haritada aç →

Kaynaklar

  1. Amber · Gemological Institute of America (GIA)
  2. Amber · Encyclopaedia Britannica
  3. Safely Soothing Teething Pain in Infants and Children · U.S. Food and Drug Administration (FDA)
  4. Mardin'de ürettiği kehribar tespihleri Orta Doğu ülkelerine ihraç ediyor · Demirören Haber Ajansı (DHA), 2024

Dış bağlantılar

Taslak: uzman incelemesi bekliyorHata bildir ↗

Aynı basamaktaki taşlar