Enerji ve canlılık: hangi taşlara inanılır, bilim ne diyor?

Bu bölüm inanışları aktarır; sağlık bilgisi değildir. Bu iddiaları destekleyen bilimsel bir kanıt yoktur ve hiçbir taş tedavinin yerine geçmez.

Bilim ne diyor?

Bilimle çelişki: Orta: kanıtsız iddia

Taşların bir “enerji” ya da “titreşim” yaydığı ve bedenin enerjisini artırdığı iddiası ölçülebilir değildir; fizikteki enerji kavramıyla ilgisi yoktur. Kuvarsın elektrik üretmesi (piezoelektrik) yalnızca kristal sıkıştırıldığında ve çok küçük ölçekte olur.

Bu alanda anılan taşlar (32)

Bazalt

  • Günümüzde bazı satıcılar ve kristal terapi uygulayıcıları, gözenekli bazalttan yapılan “lav taşı” bilekliklerin insanı sakinleştirdiğini ve “toprakladığını” ileri sürer.
  • Türkiye'de doğal taş bileklik satıcıları ve kristal terapi siteleri, lav taşı bileklerin kök çakrayı dengelediğini, “negatif enerjiyi” emdiğini ve elektromanyetik yükten arındırdığını söyler.

Bilim ne diyor? Lav taşı boncukların bilinen tek özelliği gözenekli olmalarıdır: bu yüzden üzerlerine damlatılan esans ya da parfümü emip kokuyu bir süre tutarlar. Sakinleştirici ya da “topraklayıcı” bir etkileri olduğuna, enerji dengelediklerine ya da elektromanyetik dalgalardan arındırıp koruduklarına dair bilimsel bir kanıt yoktur; sıradan bir kayaç parçası telefon, Wi-Fi ya da başka bir kaynaktan gelen dalgaları “emmez”.

Apatit

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları, özellikle mavi apatitin iştahı bastırdığını ve kilo vermeye yardım ettiğini ileri sürer.
  • Aynı çevrelerde, kemik ve dişlerdeki minerale benzediği için apatitin kemikleri ve dişleri güçlendirdiği de ileri sürülür.
  • Türkiye'de kristal terapi siteleri ve bazı haber siteleri, apatitin öğrenmeyi, ezberi ve çalışma şevkini artırdığını, iletişimi kolaylaştırdığını söyler.
  • Aynı kaynaklar, apatitin “yüksek titreşimli enerjisiyle” olumsuz enerjileri uzaklaştırdığını ve ruhsal koruma sağladığını iddia eder.

Bilim ne diyor? İştahla ilgili inanış büyük olasılıkla adın İngilizcedeki “appetite” (iştah) sözcüğüne benzemesinden doğmuştur; oysa ad “aldatmak” anlamındaki Yunanca sözcükten gelir. Kemik ve dişler için gereken kalsiyum ve fosfor besinlerle alınır; apatit takmanın ya da yanında taşımanın bunlara bir katkısı yoktur. Apatitin öğrenmeyi, hafızayı ya da çalışma isteğini artırdığına, “enerjisiyle” koruma sağladığına dair de bir kanıt yoktur.

Epidot

  • Günümüzde bazı kristal terapi uygulayıcıları epidotun ruh hâlini düzelttiğini ve olumsuz duyguları dağıttığını ileri sürer.
  • Kristal terapi siteleri epidotun “kalp çakrasıyla” ilişkili olduğunu, bağışıklığı ve sinirleri desteklediğini, canlılık verdiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Epidot, başkalaşım kayaçlarında çok sık görülen sıradan bir kayaç yapıcı mineraldir; ruh hâlini etkilediğine ya da bağışıklığı ve sinirleri güçlendirdiğine dair hiçbir gözlem ya da deney yoktur. “Kalp çakrası” ölçülebilir bir şey değildir.

Kalsit

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları kalsitin rengine göre farklı etkileri olduğunu, örneğin turuncu kalsitin canlılık ve yaratıcılık verdiğini ileri sürer.
  • Türkiye'de bazı haber ve kristal terapi siteleri, kalsitin enerjiyi temizleyip dengelediğini ve tüm çakraları harekete geçirdiğini söyler.
  • Aynı kaynaklar, kalsitin dişleri ve kemikleri güçlendirdiğini, bebeklerin diş çıkarma dönemini rahatlattığını ve bedendeki fazla kalsiyumu eriterek kireçlenmeyi azalttığını iddia eder.

Bilim ne diyor? Kalsitin rengine göre farklı etkileri olduğuna dair bilimsel bir kanıt yoktur; kalsitin rengi kristale karışan eser elementlerden, kapanımlardan ya da boyadan gelir. Bir taşı yanında taşımak ya da bebeğe vermek, kemiklerin ve dişlerin sağlığına bir katkı sağlamaz; kalsiyum besinlerle alınır. Kalsitin “fazla kalsiyumu eriterek” kireçlenmeyi azalttığı iddiası da bilimsel değildir; kireçlenme taşla geçmez, şikâyet sürüyorsa hekime başvurulmalıdır. Küçük taş ve boncukların bebeklerin eline verilmesi ayrıca boğulma tehlikesi taşır.

Kuvars

  • Orta Çağ'dan beri dağ kristalinden yapılmış kürelere uzun süre bakarak geleceğin ve gizli şeylerin görülebileceğine inanılır; bu falcılık yöntemine kristal küre falı denir.
  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları berrak kuvarsı “usta şifacı” olarak tanıtır; enerjiyi artırdığını ve başka taşların etkisini güçlendirdiğini ileri sürer.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri berrak kuvarsın (necef taşı, dağ kristali) çevredeki “negatif enerjiyi” temizlediğini, odaklanmayı ve hafızayı güçlendirdiğini, bütün çakraları dengelediğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Kuvarsın piezoelektrik özelliği gerçektir, ama kristal ancak mekanik olarak sıkıştırıldığında küçük bir elektrik gerilimi üretir; elde tutulan bir taş vücudu etkileyen bir enerji yaymaz. 2001'de duyurulan bir deneyde, kuvars sandıkları sahte taşları tutan katılımcılar gerçek kuvars tutanlarla aynı hisleri bildirdi; bu, etkinin telkinden (plasebo) kaynaklandığını gösterir. Kuvarsın çevreyi, bedeni ya da aurayı “temizlediğine”, odaklanma ve hafızayı artırdığına dair de bir kanıt yoktur.

Muskovit

  • Türkiye'de bazı yaşam siteleri ve kristal terapi kaynakları muskovitin krom içeren yeşil türü fuksiti “iyileşme, büyüme ve duygusal denge taşı” olarak tanıtır; aşırı aktif enerjiyi sakinleştirdiğini, bereket ve şans getirdiğini söyler.

Bilim ne diyor? Fuksitin yeşil rengi yapısındaki az miktarda kromdan gelir; bu rengin ötesinde taşın bedene, duygulara ya da şansa bir etkisi olduğuna dair kanıt yoktur.

Pirit

  • George F. Kunz'a (1913) göre bazı Kuzey Amerika yerli toplulukları pirit kristallerini muska olarak taşır, şifacılar da onları törenlerinde kullanırdı.
  • Tayland'da, özellikle ülkenin güneyinde yaygın bir inanışa göre pirit, kötülüğü, kara büyüyü ve kötü ruhları uzak tutan kutsal bir nesne sayılır.
  • Günümüzde kristal satıcıları ve feng shui uygulayıcıları piritin para ve bolluk çektiğini ileri sürer; bu yüzden iş yerlerine ve kasaların yanına konmasını önerirler.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri “aptal altını”nın özgüven ve irade verdiğini, enerjiyi artırdığını iddia eder.

Bilim ne diyor? Piritin para, şans ya da korunma sağladığına dair bir kanıt yoktur; bu inanışlar büyük olasılıkla altını andıran parlak renginden doğmuştur. Pirit suya konup “taş suyu” yapılmamalıdır: nemle bozunduğunda sülfürik asit ve demir sülfatlar oluşur, bazı piritler de arsenik içerir. Piritin özgüven ya da enerji verdiğine dair de bir kanıt yoktur.

Serpantinit

  • George F. Kunz'un (1913) aktardığına göre İtalyan köylüleri, yeşil serpantin çakıllarının zehirli hayvanların ısırıklarına karşı koruduğuna ve ısırık yerine konduğunda zehri çektiğine inanırdı; taşın etkili olması için insan eliyle işlenmemiş olması gerektiği düşünülürdü.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri serpantin taşının “kundalini enerjisini” uyandırdığını, meditasyonu derinleştirdiğini, kramp ve sindirim şikâyetlerine iyi geldiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Serpantinin zehri çektiğine dair hiçbir kanıt yoktur; yılan ya da akrep sokmalarında vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alınmalıdır. Lifli (asbestli) serpantin parçaları ise yaraya ya da cilde sürülmemeli, tozu solunmamalıdır. Serpantinin kramplara ya da sindirime iyi geldiğini gösteren bir çalışma da yoktur.

Kalsedon

  • MS 3. ya da 4. yüzyıldan kaldığı düşünülen bir Yunan taş kitabına göre, kırmızı bir taşla birlikte kalsedon taşıyan bir muskanın denizcileri boğulmaktan koruduğuna inanılırdı.
  • Eski Avrupa'da kalsedonun gece görülen hayaletleri ve korkutucu görüntüleri uzaklaştırdığına inanılırdı.
  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları kalsedonun, özellikle de mavi kalsedonun, sakinleştirdiğini ve iletişimi kolaylaştırdığını ileri sürer.
  • Türkiye'de bazı haber ve kristal terapi siteleri, kalsedonun negatif enerjiyi giderdiğini, enerji ve motivasyon verdiğini söyler.
  • Aynı kaynaklar kalsedonun kronik hastalıklara, öksürüğe ve uyku sorunlarına iyi geldiğini, stresi ve depresyonu hafiflettiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Kalsedon kimyasal olarak etkisiz silisten oluşur; insanı boğulmaktan, kâbuslardan ya da kaygıdan koruduğuna, enerji verdiğine ya da kronik bir hastalığı, öksürüğü, uykusuzluğu ve depresyonu iyileştirdiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur. Depresyon ve kronik hastalıklar tıbbi tedavi gerektirir; ilaç taşla değiştirilmemeli, kullanılan ilaçlar hekime danışmadan bırakılmamalıdır.

Sfalerit

  • Kristal terapi siteleri sfaleritin özgüveni ve yaratıcılığı artırdığını, tükenmişlikten sonra enerjiyi yenilediğini, çakraları dengelediğini ve sindirim organlarına iyi geldiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Bu iddiaların hiçbiri ölçümle ya da kontrollü bir çalışmayla desteklenmemiştir. Sfalerit bir çinko sülfürdür; içinde çoğu zaman kadmiyum gibi zehirli metaller bulunur, çoğu örnek de kurşun minerali galenle iç içe çıkar. Bu yüzden suya konup içilmemeli, tozu solunmamalı, elle tutulduktan sonra eller yıkanmalıdır. Sindirim şikâyetleri için bir taşa değil, hekime başvurulmalıdır.

Zoisit

  • Kristal terapi siteleri zoisitin, özellikle yakutlu zoisitin (anyolit), kalp çakrasını açtığını, sevgi ve şefkati artırdığını, eski duygusal yaraları iyileştirdiğini ve yaratıcılığı ile özgüveni güçlendirdiğini iddia eder.
  • Aynı kaynaklar zoisitin bağışıklığı ve canlılığı artırdığını, iltihabı azalttığını, vücudu “arındırdığını” ve alerjilere iyi geldiğini de ileri sürer.

Bilim ne diyor? Bu iddiaların hiçbiri ölçümle ya da kontrollü bir çalışmayla desteklenmemiştir. Zoisit iltihabı azaltmaz, bağışıklığı güçlendirmez, alerjiyi geçirmez; alerji ve süren hastalıklar için hekime başvurulmalıdır. Duygusal yaralar için de bir taşa değil, gerektiğinde ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır.

Ametist

  • Antik Yunanlar ametistin sarhoşluğu önlediğine inanırdı; taşın adı da Yunanca “sarhoş olmayan” anlamına gelen amethystos sözcüğünden gelir.
  • İtalyan yazar Camillo Leonardi, 1502'de yayımlanan taş kitabında ametistin kötü düşünceleri uzak tuttuğunu ve zekâyı açtığını yazar.
  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları ametistin sakinleştirdiğini, uykuya ve stresle başa çıkmaya iyi geldiğini ileri sürer.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri, ametistin taç çakrayı açtığını, meditasyonu derinleştirdiğini ve “negatif enerjiden” koruduğunu söyler.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri, ametistin baş ağrısına ve yorgunluğa iyi geldiğini, bağışıklığı güçlendirdiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Ametistin sarhoşluğu önlediğine ya da uykuyu düzelttiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur; baş ağrısını giderdiğine, bağışıklığı güçlendirdiğine ya da bir çakrayı “açtığına” dair de kanıt yoktur; uykusuzluk, kaygı ya da baş ağrısı sürüyorsa bir hekime başvurulmalıdır. Mineralog George F. Kunz'a göre sarhoşluk inanışı, kırmızımsı taştan oyulmuş bir kaba konan suyun şarap gibi görünmesinden, ama içenin sarhoş olmamasından doğmuş olabilir.

Azurit

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları azuritin sezgiyi güçlendirdiğini ve zihni berraklaştırdığını ileri sürer.
  • Türkiye'de kristal terapi siteleri ve bazı haber siteleri, azuritin üçüncü göz çakrasını açtığını ve “psişik yetenekleri” geliştirdiğini söyler.
  • Aynı kaynaklar azuritin romatizma ve eklem ağrılarına, göz yorgunluğuna iyi geldiğini ve bağışıklığı güçlendirdiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Azuritin sezgi ya da zihin üzerinde bir etkisi olduğuna, bir çakrayı açtığına ya da romatizmaya, eklem ağrısına, göz yorgunluğuna ve bağışıklığa iyi geldiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur; ağrı ve eklem şikâyetleri sürüyorsa bir hekime başvurulmalıdır. Azurit bir bakır mineralidir: suya ya da içeceğe konup “taş suyu” yapılmamalı, ağza alınmamalı ve tozu solunmamalıdır; asitli sıvılarda çözünerek bakır bırakabilir.

Beril

  • Orta Çağ yazarı Arnoldus Saxo (13. yüzyıl), berilin taşıyanı savaşta ve davada düşmanlarına karşı yenilmez kıldığına, zekâyı açıp tembelliği giderdiğine inanıldığını yazar.
  • Konrad von Megenberg'in 14. yüzyılda yazdığı “Doğa Kitabı”nda berilin evli çiftlerin sevgisini yeniden canlandırdığı ileri sürülür.
  • Kristale bakarak gelecekten haber verdiklerini söyleyen falcılar, cilalı beril kürelerini sık sık kaya kristaline yeğlerdi; berilin daha çok “görüntü” gösterdiğine inanırdı.
  • Türkiye'de taş siteleri ve bazı haber siteleri, özellikle mavi-yeşil berilin sakinlik verdiğini, iletişimi güçlendirdiğini ve sözlü sınavdan önce taşınırsa başarıyı artırdığını söyler.
  • Aynı kaynaklar berilin boğaz çakrasıyla uyumlu olduğunu ve tiroid sorunlarına destek olduğunu iddia eder.

Bilim ne diyor? Berilin bu güçlere sahip olduğuna, sınav başarısını artırdığına, bir çakrayla uyumlu olduğuna ya da tiroid sorunlarına iyi geldiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur; tiroid şikâyetlerinde hekime başvurmak gerekir. Parlak bir küreye uzun süre bakan kişinin gördüğü “görüntüler” taştan değil, kişinin kendi zihninden kaynaklanan yanılsamalardır.

Dumanlı kuvars

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları dumanlı kuvarsın “olumsuz enerjiyi” emdiğini, insanı “topraklayıp” stresi azalttığını ve elektronik cihazların yaydığı ışınlara karşı koruduğunu ileri sürer.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri dumanlı kuvarsın depresyonu ve korkuyu hafiflettiğini, kök çakrayı dengelediğini, sırt ve böbrek ağrısına iyi geldiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Dumanlı kuvarsın rengi, kristalin milyonlarca yıl boyunca maruz kaldığı doğal ışınımın bıraktığı bir izdir; bu, taşın çevresindeki ışınımı ya da cihazlardan yayılan dalgaları emdiği anlamına gelmez. Taşın böyle bir koruma sağladığı hiçbir ölçümle gösterilmemiştir. Depresyon ve süren ağrılar tıbbi sorunlardır: Bir taş bunları tedavi etmez, şikâyeti olan kişinin hekime başvurması gerekir.

Fluorit

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları fluoritin zihni toparladığını, odaklanmaya ve öğrenmeye yardım ettiğini ileri sürer.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri, fluoritin bağışıklığı güçlendirdiğini, enfeksiyonlara direnci artırdığını, içindeki flor sayesinde kemikleri ve dişleri sağlamlaştırdığını iddia eder.
  • Aynı sitelerde fluoritin “taç” ve “üçüncü göz” çakralarını açtığı ve çevredeki olumsuz enerjiyi emdiği söylenir.

Bilim ne diyor? Fluoritin dikkati ya da öğrenmeyi artırdığına dair bilimsel bir kanıt yoktur. Taştaki flor, kalsiyum florür olarak kristale sıkıca bağlıdır; fluoriti taşımak ya da dokunmak bağışıklığı, kemikleri ya da dişleri güçlendirmez, “çakra” ve “enerji emme” iddiaları ise ölçülemez. Taşı suya koyup bu suyu içmek önerilmez: fluorit az da olsa suda çözünerek florür bırakır ve damarlarda sık sık galen gibi kurşunlu minerallerle birlikte bulunur.

Granat

  • Kan rengini andıran granat gibi kırmızı taşların, taşıyanı yaralanmaya karşı koruduğuna inanılırdı.
  • Orta Çağ'da “karbonkl” adı verilen kırmızı taşların (granat ve yakut) karanlıkta kendi ışığıyla parladığına inanılırdı.
  • Ocak ayının doğum taşı sayılan granatın, o ay doğanlara sadakat ve dostluk getirdiğine inanılır.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve bazı haber siteleri granatın enerji verdiğini, stresi ve ağrıyı hafiflettiğini, kalp rahatsızlıklarına ve hormon dengesine iyi geldiğini yazar.
  • Aynı kaynaklar granatın hafızayı güçlendirdiğini, sınavlarda yardımcı olduğunu ve özgüven verdiğini söyler.

Bilim ne diyor? Granat kendi ışığıyla parlamaz, yalnızca üzerine düşen ışığı yansıtır; “karanlıkta parlayan karbonkl” anlatıları efsanedir. Granatın yaralanmaya karşı koruduğuna, sadakat getirdiğine, kalbe, hormonlara ya da hafızaya iyi geldiğine dair hiçbir kanıt yoktur; kalp rahatsızlığı olan biri tedavisini taşa bırakmamalıdır.

Pembe kuvars

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları pembe kuvarsı “sevgi taşı” olarak tanıtır; sevgiyi çektiğini, kırgınlıkları yatıştırdığını ve kişinin kendini sevmesini kolaylaştırdığını ileri sürer.
  • Pembe kuvarstan yapılmış yüz masajı silindirlerinin ve gua sha taşlarının cildi gençleştirdiği ve kırışıklıkları azalttığı ileri sürülür.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri pembe kuvarsın kalp çakrasını açtığını, kalbe ve kan dolaşımına iyi geldiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Pembe kuvars, rengini mikroskobik lif kapanımlarından alan sıradan bir kuvarstır; duygular ya da ilişkiler üzerinde etkisi olduğunu gösteren bilimsel bir çalışma yoktur. Yüz masajının sağlayabileceği kısa süreli rahatlama da taşın türünden değil, masajın kendisinden gelir. Pembe kuvarsın kalbe, dolaşıma ya da başka bir organa iyi geldiğini gösteren bir çalışma da yoktur; kalp ve damar hastalıklarında tedavi doktora aittir.

Sitrin

  • Eskiden sitrinin, uzun süre karıştırıldığı topazla aynı güçlere sahip olduğuna, öfkeyi yatıştırıp taşıyanı sakinleştirdiğine inanılırdı.
  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları sitrinin bolluk, başarı ve para getirdiğini ileri sürer; bu yüzden bazı esnaf onu kasasına koyar ve taşa “tüccar taşı” da denir.
  • Aynı çevrelerde sitrinin olumsuz enerjiyi üzerinde tutmadığı, bu yüzden hiç “temizlenmesi” gerekmediği ileri sürülür.
  • Türkiye'deki bazı haber ve kristal terapi siteleri, sitrinin kalp, karaciğer, böbrek ve sindirim sistemi gibi iç organlara, baş ağrısına ve kas ağrısına iyi geldiğini, kötü alışkanlıkları ve bağımlılıkları bırakmayı kolaylaştırdığını ileri sürer.
  • Aynı siteler, sitrinin elektronik cihazların yaydığı radyasyondan koruduğunu, korkuları gidererek cesaret verdiğini, çocuğun yastığının altına konunca kâbusları önlediğini ve evin enerjisini düzenlediğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Sitrinin sakinleştirdiğine, bolluk ya da para getirdiğine, iç organlara iyi geldiğine, radyasyondan koruduğuna ya da kâbusları önlediğine dair bilimsel bir kanıt yoktur; süren bir rahatsızlık için taş yerine hekime başvurulmalıdır. Üstelik piyasada sitrin diye satılan taşların çoğu fırında ısıtılmış ametisttir; yani bu inanışların dayandığı “güneş rengi” çoğu zaman insan eliyle elde edilmiştir.

Akuamarin

  • MS 3. ya da 4. yüzyıldan kaldığı düşünülen bir Yunan taş kitabında, denizcilerin taktığı muskalardan birindeki deniz yeşili berilin (büyük olasılıkla akuamarin) korkuyu giderdiğine inanıldığı yazılıdır.
  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları akuamarinin sakinleştirdiğini ve kişinin kendini ifade etmesini kolaylaştırdığını ileri sürer.
  • Türkiye'de kristal terapi siteleri ve bazı haber siteleri, akuamarinin boğaz çakrasıyla uyumlu olduğunu, tiroid sorunlarına ve boğaz ağrısına iyi geldiğini söyler.
  • Aynı kaynaklar akuamarini ilişkilerde sadakat ve güvenin simgesi sayar ve evlilik mutluluğu için nişan ya da yıldönümü hediyesi olarak önerir.

Bilim ne diyor? Bu inanışlar büyük ölçüde taşın deniz suyunu andıran renginden ve adından beslenir; akuamarinin korkuyu ya da kaygıyı azalttığına, boğaz ve tiroid rahatsızlıklarına iyi geldiğine ya da bir çakrayı güçlendirdiğine dair bilimsel bir kanıt yoktur; boğaz ağrısı ya da tiroid şikâyetleri sürüyorsa bir hekime başvurulmalıdır. Sadakat simgesi olması ise taşın değil, hediye geleneğinin gücüdür.

Kondrit

  • 1492'de Alsas'taki Ensisheim kasabasına (bugün Fransa) düşen LL6 kondriti, Habsburg hükümdarı Maximilian ve danışmanlarınca Fransa'ya karşı savaşta zafer getirecek iyi bir alamet sayılmış; taş, onun emriyle kasaba kilisesinde zincirle asılarak saklanmıştır.
  • Günümüzde bazı kristal terapi uygulayıcıları ve satıcılar, kondrit gibi meteoritlerin “kozmik” bir enerji taşıdığını, olumsuz enerjiyi temizlediğini ve korkuları azalttığını ileri sürer.

Bilim ne diyor? Kondritler, Güneş Sistemi'nin ilk malzemesinden oluşmuş taşlardır; içlerindeki olivin, piroksen ve demir-nikel taneleri Dünya'daki minerallerden farklı bir “enerji” yaymaz ve taşıyanı etkilediklerine dair bilimsel bir kanıt yoktur. Ayrıca “meteor taşı” diye satılan taşların pek çoğu meteorit bile değildir.

Lapis lazuli

  • Eski Mısır'da kalbi koruduğuna inanılan muskalar lapis lazuliden yapılır, üzerlerine Ölüler Kitabı'nın belirli bölümleri kazınırdı; altınla süslenmiş lapis göz biçimli muskalar da çok güçlü sayılırdı.
  • Eski taş kitaplarında lapisin hüzne (melankoliye) ve birkaç günde bir yinelenen ateşli hastalıklara iyi geldiğine inanılırdı.
  • Günümüz kristal terapi kaynakları lapisin “boğaz çakrasıyla” ilişkili olduğunu, iletişimi ve bilgeliği güçlendirdiğini ileri sürer.
  • Türkiye'de bazı yaşam siteleri ve kristal terapi kaynakları lapis lazulinin hafızayı güçlendirdiğini, zihinsel netlik sağlayıp doğru karar vermeye yardım ettiğini söyler.
  • Aynı kaynaklar lapisin stresi azalttığını, özgüveni artırdığını, böbrek ve kemik ağrılarına iyi geldiğini ve cilde temas edecek biçimde taşındığında kaygıya bağlı uykusuzluğa fayda sağladığını iddia eder.

Bilim ne diyor? Lapisin hüzne, ateşli hastalıklara, iletişim becerisine, hafızaya, böbrek ve kemik ağrılarına, stres ve uykusuzluğa bir etkisi olduğuna dair bilimsel bir kanıt yoktur. Süren kaygı ya da uykusuzluk tıbbi bir sorundur; taşa güvenip doktora gitmeyi ertelemeyin. Piyasadaki lapislerin bir kısmı boyalı olduğundan, taş suda bekletildiğinde boya suya geçebilir; “taş suyu” hazırlanmamalı, taş ya da tozu ağza alınmamalıdır.

Mercan

  • Antik Roma'da çocukların boynuna asılan mercan dallarının onları dışarıdan gelen tehlikelere karşı koruduğuna inanılırdı.
  • İtalya'da kırmızı mercanın nazara ve büyüye karşı koruduğuna inanılır; bunun için mercanın işlenmemiş olması ve göze çarpacak biçimde takılması gerektiği düşünülürdü.
  • Orta Çağ ve Rönesans Avrupası'nda kırmızı mercanın, takan kişi hastalandığında ya da hastalanmak üzereyken solduğuna inanılırdı.
  • Türkiye'deki bazı haber ve taş satış siteleri, mercanın kaygıyı yatıştırdığını, aşkı ve iletişimi güçlendirdiğini, yaşam enerjisini harekete geçirdiğini ve kötü enerjiye karşı koruduğunu ileri sürer.

Bilim ne diyor? Mercanın rengi takan kişinin sağlığına göre değişmez; kırmızı ve pembe renkler iskeletteki karotenoit pigmentlerinden gelir. Mercan kalsitten oluştuğu için asitli maddeler ve kozmetiklerle cilasını kaybedebilir; nazardan ya da tehlikelerden koruduğuna, kaygıyı yatıştırdığına ya da aşkı ve enerjiyi artırdığına dair bilimsel bir kanıt yoktur.

Peridot

  • Peridotu ışıkla ve güneşle özdeşleştiren eski inanışlara göre, özellikle altına takıldığında sahibini “gecenin dehşetlerinden”, yani kâbuslardan ve korkulardan koruduğuna inanılırdı.
  • Eski bir inanışa göre kötü ruhlardan korunmak için peridot delinip eşek kılına dizilir ve sol kola bağlanırdı.
  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları peridotun kıskançlık ve öfke gibi duyguları yatıştırdığını, bolluk ve iyi şans getirdiğini ileri sürer.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri zebercet (peridot) taşının kalp çakrasını dengelediğini, vücudu arındırdığını, mide ve sindirim sorunlarına iyi geldiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Peridotun kâbusları önlediğine ya da duyguları etkilediğine dair bilimsel bir kanıt yoktur. George F. Kunz'a göre bu inanışlar, taşın karanlığı dağıtan güneşle özdeşleştirilmesinden doğmuştur. Peridotun mideye, sindirime ya da kalbe iyi geldiğine veya bedeni “arındırdığına” dair bir kanıt yoktur.

Topaz

  • 12. yüzyılda Bingenli Hildegard, şarapta üç gün bekletilen bir topazla gözlerin hafifçe ıslatılmasının görme bulanıklığını gidereceğini yazmıştır.
  • Rönesans Avrupa'sında topazın büyüleri bozduğuna ve öfkeyi yatıştırdığına inanılırdı.
  • GIA'ya göre Hindistan'da yüzyıllardır, kalbin üzerinde taşınan topazın uzun ömür, güzellik ve zekâ getirdiğine inanılır.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri topazın şans, bolluk ve para getirdiğini, yaratıcılığı ve kendini ifade etmeyi güçlendirdiğini iddia eder.
  • Aynı kaynaklar mavi topazın boğaz çakrasını açtığını, stresi azalttığını, sindirimi ve metabolizmayı düzenlediğini de ileri sürer.

Bilim ne diyor? Eski metinlerde “topaz” adı çoğu zaman bugünkü topaz için değil, yeşilimsi peridot ya da başka sarı taşlar için kullanıldığından bu inanışların hangi taşa ait olduğu bile belirsizdir. Gözlere taş ya da taşın bekletildiği bir sıvı sürülmemelidir; görme sorunu olanlar bir göz hekimine başvurmalıdır. Topazın şans ya da para getirdiği, sindirimi ve metabolizmayı düzenlediği gösterilmemiştir; piyasadaki mavi topazların renginin de neredeyse hep ışınlama ve ısıl işlemle elde edildiği unutulmamalıdır.

Tanzanit

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları tanzanitin sezgiyi güçlendirdiğini ve “ruhsal farkındalığı” artırdığını ileri sürer.
  • Kristal terapi siteleri tanzanitin boğaz, üçüncü göz ve taç çakralarını açtığını, iletişimi kolaylaştırdığını ve korkuyu yenmeye yardım ettiğini iddia eder.
  • Kristal terapi siteleri ayrıca tanzanitin bağışıklığı güçlendirdiğini, kanı “arındırdığını” ve migreni ve stresi hafiflettiğini ileri sürer.

Bilim ne diyor? Tanzanit ancak 1967'de bulunduğu için hakkında eski bir gelenek yoktur; bu iddiaların hepsi yenidir ve hiçbirinin bilimsel bir dayanağı yoktur. Piyasadaki taşların renginin çoğunlukla ısıl işlemle elde edildiği de unutulmamalıdır. Tanzanit bağışıklığı güçlendirmez, kanı arındırmaz, migreni tedavi etmez; tekrarlayan baş ağrıları için hekime başvurmak gerekir.

Yakut

  • Eski Hint taş kitaplarında yakut “değerli taşların kralı” (ratnaraj) sayılır; kusursuz bir yakuta sahip olanın düşmanları arasında bile güvende olacağına inanılırdı.
  • Sir John Mandeville'e atfedilen 14. yüzyıl metnine göre parlak bir yakutun sahibini bütün tehlikelerden koruduğuna, evini ve bağını fırtınadan sakındığına inanılırdı.
  • Myanmar'da (Burma) deri altına yerleştirilen bir yakutun, sahibini mızrağa, kılıca ve kurşuna karşı yaralanmaz kıldığına inanılırdı.
  • Hint astrolojisinde yakut Güneş'in taşı sayılır; bugün de Güneş'in etkisini güçlendirdiği düşüncesiyle yüzüğe takılması önerilir.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri yakutun kalbe ve kan dolaşımına iyi geldiğini, cesaret, tutku ve enerji verdiğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Yakutun koruyucu ya da yaralanmazlık veren bir gücü olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur; bu inanışlar büyük ölçüde taşın ateşi ve kanı andıran renginden doğmuştur. Taşın deri altına yerleştirilmesi gibi uygulamalar ciddi enfeksiyon riski taşır. Yakutun kalbe, kan dolaşımına iyi geldiğini ya da insana cesaret ve enerji verdiğini gösteren bir çalışma da yoktur.

Zümrüt

  • Plinius, zümrüdün yorulan gözü dinlendirdiğini yazmıştır; Roma döneminde taş oymacılarının gözlerini dinlendirmek için tezgâhlarında zümrüt bulundurduğu anlatılır.
  • Orta Çağ'dan 17. yüzyıla kadar Avrupalı ve Arap yazarlar, zümrüdün zehre karşı panzehir olduğuna, sara (epilepsi) ve dizanteriyi iyileştirdiğine inanırdı.
  • Zümrüdün geleceği gösterdiğine ve yalanı ortaya çıkardığına inanılırdı; yakınında zümrüt bulunan bir büyücünün büyüsünün işlemeyeceği düşünülürdü.
  • Türkiye'de taş satıcıları ve kristal terapi siteleri, zümrüdün “kalp çakrasını” açtığını, sevgiyi ve sadakati güçlendirdiğini, kalbe ve sinir sistemine iyi geldiğini iddia eder.
  • Aynı kaynaklar zümrüdün bolluk ve bereket getirdiğini, Mayıs ayında doğanlara şans verdiğini söyler; zümrüt gerçekten Mayıs'ın modern doğum taşı olarak kabul edilir.

Bilim ne diyor? Yeşil bir şeye bakmak gözü dinlendirebilir, ama bu zümrüde özgü bir etki değildir; zümrüdün zehirlenmeyi, epilepsiyi, kalp ve sinir hastalıklarını ya da göz hastalıklarını iyileştirdiğine dair hiçbir kanıt yoktur. “Çakra” ve “bolluk getirme” iddiaları ise ölçülemez; bunlar, yeşil rengin ve zümrüdün değerinin sevgi ve bereketle eşleştirilmesinden doğan bir gelenektir. Eski reçetelerdeki gibi öğütülmüş zümrüt yutmak, sert ve keskin kırıntıları nedeniyle zararlı olabilir.

Lav taşı (volkan taşı)

  • Günümüzün kristal satıcıları ve kristal terapisi yazarlarına göre lav taşı, yerin derinliklerindeki ateşten doğduğu için insanı “topraklar”, sakinleştirir ve öfkeyi yatıştırır.
  • Aynı kaynaklar lav taşının taşıyana güç, cesaret ve canlılık verdiğini ileri sürer.

Bilim ne diyor? Lav taşının insanı sakinleştirdiğine, güç ya da cesaret verdiğine dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur; lav taşı, gaz kabarcıklarıyla delik deşik olmuş sıradan bir volkanik kayaçtır. Boncukların tek gerçek özelliği gözenekli olmalarıdır: üzerlerine damlatılan esans yağını emip bir süre koku yayarlar. Esans yağlarının ciltte tahrişe ve alerjiye yol açabileceği de unutulmamalıdır.

Kiyanit (disten)

  • Günümüz kristal terapi kaynakları kiyanitin “çakraları hizaladığını” ve “olumsuz enerji biriktirmediği için hiç arındırılması gerekmediğini” ileri sürer.
  • Türkiye'de bazı yaşam siteleri ve kristal terapi kaynakları kiyanitin iletişimi güçlendirdiğini, kendini ifade etmeyi kolaylaştırdığını ve zihinsel bulanıklığı giderip net düşünmeyi sağladığını iddia eder; bu etkiyi boğaz ve alın “çakralarıyla” ilişkilendirir.
  • Aynı kaynaklar kiyanitin duygusal çalkantıları yatıştırdığını ve meditasyonda derin odaklanma sağladığını söyler.

Bilim ne diyor? Bu iddiaların hiçbiri ölçülebilir ya da sınanabilir değildir. Kiyanitin gerçekten ilginç özellikleri, yani yöne göre değişen sertliği, kayacın yüksek basınç altında oluştuğunu göstermesi ve ısıtılınca müllite dönüşmesi, tamamen fiziksel ve kimyasal özelliklerdir.

Tektit

  • Günümüzde kristal terapi uygulayıcıları moldavitin çok “güçlü” bir taş olduğunu ve ruhsal dönüşümü hızlandırdığını ileri sürer; bazıları taşı ilk kez eline alanların sıcaklık ya da baş dönmesi hissettiğini anlatır.
  • Kristal terapi siteleri moldavitin kalp çakrasını açtığını ve dileklerin gerçekleşmesini hızlandırdığını da iddia eder.

Bilim ne diyor? Moldavit, eriyen Dünya kayaçlarından oluşmuş silisli bir camdır; taş uzaydan gelmediği için “uzaydan gelen enerji” gibi iddiaların dayanağı yoktur. Bu ilgi arttıkça piyasada cam taklitler de çoğalmıştır. Taşı tutunca duyulan sıcaklık ya da baş dönmesi gibi hisler beklentiden kaynaklanabilir; baş dönmesi sürüyorsa bir hekime başvurmak gerekir.

Spinel

  • Kunz'un aktardığı 17. yüzyıldan kalma bir kayda göre, Hindistan'da toz hâline getirilip bir içeceğe katılan “lal”in, yani balas yakutunun (kırmızı spinel), karamsar düşünceleri dağıttığına ve neşe verdiğine inanılırdı.
  • Günümüzde kristal terapi siteleri spinelin yorgunluğu atıp enerjiyi yenilediğini, umut ve cesaret verdiğini, çakraları dengelediğini iddia eder.

Bilim ne diyor? Eski kayıtlarda “lal” ya da “balas yakutu” diye anılan taşların hepsi spinel değildi, çünkü o dönemde kırmızı taşlar birbirinden kesin olarak ayırt edilemiyordu. Spinelin ruh hâlini etkilediğine dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur; taş tozu yutulmamalıdır. Enerji, cesaret ya da çakra dengesi gibi günümüzdeki iddialar ise ölçülemez; süren bir yorgunluğun nedenini bir taş değil, hekim araştırır.